Cuma, 15 Aralık 2017 12:31

BİZE LAZIM OLAN - MÜLTECİLER Özel

 Bize Lazım Olan 

Gündelik yaşantımızın bitmek tükenmek bilmeyen koşuşturmaları arasında, çoğu zaman içine sıkışıp kalmış hissettiğimiz büyük şehirlerin karmaşası içerisinde, özel yaşantımızdaki sorunlar ve belirsizliklerin ruhlarımızda yarattığı ağırlık ve bıkkınlık hissiyle baş etmek çabası içindeyiz. Oysa kendimizi çok özel ve biricik hissedelim diye önümüze sunulan yaldızlı, renkli ve aralıksız yenilenen türlü türlü sahte rahatlama yöntemleri de her an her yerde bizim için hazır beklemekte. Buna rağmen peşimizi bırakmayan bu sıkışmışlık hali neredeyse bir parçamız olmuş halde. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de sokağa çıktığımızda içimizdeki bu hissi büyüten pek çok tabloyla göz göze gelmekten kaçamıyoruz. Bir çöp konteynerinin dibine çökmüş mülteci bir ailenin o soğuk kış gecesini oradan geçireceğini bilip yanlarından geçip gidişimiz… Evini yurdunu savaş nedeniyle terk etmek zorunda kalan binlerce insanın yaşadığımız şehirlerin hiç ummadığımız yerlerinde yoksul, çaresiz ve kimsesiz kalmış görüntülerinin karşımıza dikilivermesi… Avrupa’da bir ülkeye kaçmaya çalışırken denizlerde son bulan hayatları televizyonlarda ve gazetelerde görüp okuduğumuzda bu insanların nasıl bir çaresizlikle o karanlık suları aşmaya kalkıştıklarını düşünüp, dehşete düştüğümüz o anlar… Yaşamak tutkusunu, yeni bir hayat düşü, yeniden bir yuva kurabilme özlemi…

 Bütün bu yazdıklarımdan yola çıkarak çok karanlık bir dünyanın ortasında kaldığımız hissine kapılmamız normal, ancak her şeye rağmen karanlığa ışık tutan çok fazla hikâyenin var olduğuna ve yenilerinin var edilebileceğine inanmamız gerekmekte. Çünkü bizi harekete geçirecek ve o ışık için çaba sarf etmemizi sağlayacak bu inanç olacaktır.

Size bu inancın içimizde yeşermesini sağlayabilecek bir filmden bahsedeceğim. Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Avrupa sinemasının en sıra dışı yönetmenlerinden Aki Kaurismaeki’nin kendi ülkesi Finlandiya’da çektiği son filmi ‘Umudun Öteki Yüzü (Toivon Tuolla Puolen/ The Other Side of Hope )’ gösterime girdi. Filmde Helsinki’de yaşayan restoran sahibi Wikström ve Halep'ten kaçarak kız kardeşi ile yollara düşen Suriyeli göçmen Khaled'in ortaklaşan hikâyesini izliyoruz. Khaled,  bu uzun yolculuk sırasında kız kardeşini kaybeder ve yoluna onsuz devam ederek bir yük gemisinin kazan dairesinde Helsinki'ye varır. Helsinki’ye vardığı gibi göçmenlik başvurusu yapan Khaled kaybettiği ailesini ve savaşın yaşamını nasıl alt üst ettiğini ayrıntılarıyla anlatmasına rağmen göçmen bürosu yetkilileri Halep’e geri dönmesine engel bir sorun olmadığını ileri sürerek Khaled’i sınır dışı etmeye karar verirler. Sınır dışı edileceği gün, göçmen bürosunda görevli bir kadının da yardımıyla oradan kaçar. Kaçak olarak şehirde barınmaya çalıştığı günlerde yolu Wikström’le kesişir ve O’nun restoranında çalışmaya başlar. Başta Wikström olmak üzere diğer restoran çalışanları Khaled’den yardımlarını esirgemez,  zaman içerisinde aralarında gelişecek dostluk iki tarafın yaşamına da bambaşka boyutlar kazandıracaktır…

Filmin konusunu okuduğumuzda ilk bakışta çok çarpıcı gibi durmayan bu hikâye aslında birbirinden çok farklı insanların (Khaled ve restorandakiler) arasında kurulan sıcak dostluğunu ve içten insan ilişkilerini anlatmasının yanı sıra batılı devletlerin mülteci sorununa bakış açısındaki mekanik, kuralcı ve ikiyüzlü yaklaşımlarına ilişkin güçlü bir eleştiriyi de ortaya koyuyor. Savaşın yıktığı yaşamlar karşısında hümanist bir tavır sergilemek iddiasıyla varlık gösteren gelişmiş batı devletlerinin sözüm ona yardımsever duran, aslında katı ve ağır bürokratik kural ve sınırlarla örülü insani değerlerden oldukça uzaklaşmış yaklaşımları yönetmenin güçlü kara mizah diliyle ortaya seriliyor. Kaurismaeki hikâyesinde açık bir biçimde insanlığın kurtuluşunun devletler veya yasalar yoluyla değil insanların bireysel ve örgütlü çabasıyla gerçekleşebileceğinin altını çiziyor. Bütün bunları yaparken de ajitatif bir tutumda uzak durarak, kendine has mizahı ve karikatürize karakterleriyle kendi dünyasını yaratıyor. Bütün bu anlatım tarzına eşlik eden eşsiz ışık, renk ve görüntüler;  neredeyse her karesinde incelikle oluşturulmuş şiirsel kompozisyon bütünlüğü ve filmin başından sonuna kadar bunlara eşlik eden enfes müzikler izleyenler için etki gücünü artıran başlıca güzellikler elbette… ‘Umudun Öteki Yüzü’ bize kaybettiğimizi düşündüğümüz ne varsa işaret edip en başta oraya, yani kendi içimize,  odaklanmamız için bir yol açmak niyetinde sanki…

Yazımın ilk bölümünde dile getirmeye çalıştığım yakıcı ve olumsuz gerçekliğin hepimizin yaşamına sirayet eden bir bölümü olacaktır. Bir sinema filmiyle örneklendirmeye çalıştığım umut, dayanışma ve iyilik hikâyesinin benzerlerini yaşamlarımızda gerçekten yaratabilir miyiz, bilmiyorum… Ancak, buna inanmaktan ve umut etmekten vazgeçmemeliyiz. Çünkü bu hikâyeleri gerçeğe dönüştürmek, buna dair bir inanca ve mücadele niyetine sahip olmakla mümkün olacaktır. Birkaç gün önce haber sitelerine düşen bir haber de buna benzer gerçek bir örneği gözlerimizin önüne serdi. Almanya hükümetinin 'Afganistan güvenli bir ülkedir' kararını vermesi üzerine, Afgan mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi işlemi başlatılmıştı. Hükümetin verdiği bu karara rağmen Lufthansa ve Eurowings Hava Yolları’nda görevli pilotların içinde mültecilerin olduğu uçakları kaldırmayı reddederek 200’ün üstünde mültecinin sınır dışı edilmesinin önüne geçtikleri açıklandı. İşte bu ve bunun gibi örnekleri yaşamımızın her alanında çoğaltabilmek imkânsız olmasa gerek. Belki o zaman o büyük şehirlerin orta yerinde baş başa kaldığımız o sıkışmışlık ve yalnızlık hissinden kurtulabilmek adına gerçek bir adım da atmış olacağız…

Serpil Namalan / Aralık 2017 Bursa

Okunma 1695 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 19 Mart 2018 21:06
Bu kategoriden diğerleri: « PERSONA YA DA DEN BRYSOMME MANNEN

Yorum Ekle

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara ve kimliklere saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

"Bu web sitesi Sivil Düşün AB Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır."

"Bu web sitesinin içeriğinin sorumluluğu tamamıyla Aykırı Sinema Derneği'ne aittir ve AB'nin görüşlerini yansıtmamaktadır."

Etinlikler Takvimi

« Ekim 2019 »
Pzt Sal Çrş Per Cum Cmt Paz
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      

Sosyal Paylaşım

©2019 AykırıSinema.com Tüm Hakları Saklıdır.

Search